deliyiz biz

Pazar, Mayıs 07, 2006

küçük adam parkta


Cumartesi günü evde patlama noktasına geldikten sonra Büyük Reisi ikna edip dışarı çıkabildik. Öncelikle son aylarda yaptığımız gibi ablamıza ev aradık. Malum şu sıralar herkeste bir ev alma deliliği var. Neyse ki biz o işi 7 ay önce hallettik. (iyi ki öyle yapmışız, ev fiyatları biz aldıktan sonra uçtu gitti) Tabii ki istenen fiyata ev bulunamadı. Ne yapsak diye düşünülmeye başlandı.

Bundan önceki evimiz Bostancı yakınlarında sahile çok yakın bir evdi. Sıkıldığımız zaman yürüyerek sahile ve Bağdat caddesine 5 dakikada ulaşabiliyorduk. Şu anda oturduğumuz yerden ise kuş bakışı Yenikapı açıkları ve Bakırköy bile görülebiliyor. Epeyce yükseklerdeyiz anlayacağınız. (Deprem korkusu bizi buralara çıkarttı malum) Neyseki yine de çok uzak sayılmayız eski oturduğumuz yere fakat sahile gitmek için arabayı mutlaka kullanmamız gerekiyor. Buralar İstanbul'un şehre çok yakın fakat trafik problemi olmayan nadir bölgelerinden biri. Beş dakikada Kozyatağı Carrefour'a gidebiliyoruz. Fakat sahile inmek için trafiğe girmek gerekiyor. Bunun içinde "trafik istemiyorum" diyen Büyük Reis'i ikna etmek gerekiyor.

Neyse ben "artık bina görmekten baygınlık geldi, deniz istiyorum" deyince, Büyük Reis'te "ben de yeşillik, börtü, böcek istiyorum" dedi. Sonuçta aklıma Selamiçeşme'deki Özgürlük Parkı geldi. Hemen orayı önerdim. Büyük Reis çok bozuldu. "Sana da hiç sürpriz yapılmıyor" diye bana kızdı. Güya yeşillik istiyorum diyerek bir sorun yaratıp daha sonra da aklıma hayatta gelmeyecek bir alternatif olarak bunu önerecekmiş. Daha önce hiç gitmediğimiz bir yerin aynı anda aklımıza düşmesi de enteresan doğrusu. (bundan önceki evimizi almadan bir yıl Selamiçeşme'de oturup Özgürlük Parkına gitmemiş olmakta bizim bir garipliğimizdir)

Bol bol trafiğe girerek parka ulaştık. Neyse ki kolayca park yeri bulduk ve parka sızdık. Parka girer girmez Küçük adam oraya buraya koşturmaya başladı. Henüz konuşamadığı için etraftaki insanlara çıkarabildiği çeşitli seslerle bir sürü şeyler anlattı. Parkın bu kadar güzel ve yeşil olabileceğini hiç düşünmemiştik doğrusu. Sık sık gitmeye karar verdik oraya.

Küçük adam kaydıraktan kaydı bol bol. Özellikle diğer çocukların kayması çok hoşuna gitti. Çok güldü onlara. Salıncak pek ilgisini çekmedi. İlle de kaydırak. Bir ara baba ve halanın ellerinden kurtulup kendisini merdivenlere atmaya kalkışınca kaydırak olayımızda son buldu.

Küçük Adam hala çimenlere dokunmaktan hoşlanmıyor. Özellikle çimenlerin üzerine oturtuyorum onu. Ellerini çimenlere değdirmekten o kadar huylanıyor ki...

Tekrar arabaya binmek epey olaylı oldu. Bu kadar eğlenceden sonra, araç koltuğunda bağlı olmak hiç hoşuna gitmedi Küçük Adamın. Ama o kadar yorulmuş ki yola çıkar çıkmaz uyudu.

0 Comments:

Yorum Gönder

<< Home


 
javascript hit counter