deliyiz biz

Perşembe, Eylül 28, 2006

küçücük maymuncuk

son günlerde Büyük reis ve ben, hareketlerimize aşırı dikkat ediyoruz. Hem kendi hareketlerimizi hem de birbirimizinkini sıkı takibe aldık.

Neden mi?

Çünkü bizim evde 21 aylık küçücük bir maymuncuk var. Hiç bir ayrıntıyı gözden kaçırmayan, sünger gibi emen ve anında tekrarlayan bir küçücük maymuncuk.

Kanepenin bir yanında ben, diğer yanında Büyük reis. Günün yorgunluğuyla ayaklarımızı sehpaya uzatmış, keyifle tv izliyoruz. Küçük adam derhal aramızdaki yerini alıyor ve ayaklarını masaya uzatıyor. Yetişmediği için sinirleniyor ve kanepenin ucuna oturarak ayaklarının ucunu sehpaya deydiriyor. Gururla bir bana bir babasına bakıyor.

Malum, havalar soğudu, terlikler çıktı piyasaya. Küçük adamı kalın çoraplarla gezdiriyorum şimdilik, kapalı terlikler için erken. Bizim kocaman terliklerimizi giymekten vazgeçmesi için ona aldığım 25 numara açık terlikleriyle çok rahat hareket edemiyor. Ayrıca, açık terliklerini yaz başında aldığım için biraz küçüldü, hele hele kalın çorapla hiç olmuyor. Ama Küçük adam kararlı. Anne baba terlik giyiyorsa, o da giyecek.

Ben sıkıntılıyımdır biraz, basarlar bazen. İlk iş terlik, çorap ne varsa atarım. Tabi ki derhal o da terlikleri atıyor. Kalın çorapları çıkartması biraz zor, hemen ayak uzatılıyor bana. Bazen görmezden geliyorum ama yok. "anne! ıh" Onunda çorapları mutlaka çıkarılacak.

Büyük reis ve ben sofrada salata ve yoğurt olmazsa yemek yiyemeyiz. Sofralarımızın demirbaşlarıdır. Yoğurt bitmişse sofraya oturmaz, gider bakkaldan yoğurt alırız. Arkamızdan bir küçük yoğurt ve salata canavarı daha geliyor. Küçük adam kaşık kaşık yoğurt yiyor. Salata suyuna ekmek banmak ise en büyük zevki. Adı da var; ban ban mama.

Küçük adamın büyüdüğünü ve bizi nasıl tekrarladığını görmek büyük zevk. Fakat bazen beni çok korkutuyor bu durum. Farkında olmadan yanlış bir şey yaparsam diye ölesiye korkuyorum. Bir pasta kırıntısını bıçaktan yalamak gibi bir hataya düştüm bir kez. Gözlerini kocaman açıp bana baktığını görünce dehşete düştüm. Şimdiye kadar bıçaktan hep uzak tuttum onu. Bulaşık makinasını boşaltırken bıçakları hiç bir zaman ellemedi. Kaşık ve çatalları bana uzatıp, sıra bıçaklara gelince "anne cıs" dedi. Ben ne yaptım. Cıs'la olmayacak bir iş yaptım onun gözü önünde. Hemen toparladım tabii. "Ayyyyyyyy annecim, cıs bu, ben çok yanlış bir iş yaptım, bir yerim yaralanabilirdi dedim" Böylece yırttım. Bir daha da küçük adamın gözü önünde böyle yanlış işler yapmamak için çok dikkat ediyorum.

Ardımızdan gelen bu küçük adama doğru model olabilmek için çok dikkatli olamamız gerek. Şimdi basit şeyler tekrarladıkları. Yarın öbür gün duygular, davranışlar, bakış açıları, yorumlar gelecek. Bilmeden yaptığımız veya bazen önemsemediğimiz yanlış veya eksik davranışlarımız ona model olacak hayatı boyunca.

Biz de insanız, olacak o kadar.
Ama gene de daha dikkatli olmak lazım!

7 Comments:

  • Bizim evde de 20 aylık bir maymuncuk var, bizimki küçük hanım ama dediğin gibi ben ne yaparsam taklit ediyor. En büyük zevki de akşamları ben yemek yaparken tezgahta yanıma oturup bana yardım etmek. Bıçaklardan uzak tutmaya çalışıyorum ben de, bazen eline alıyor ama hemen bana uzatıyor.

    By Blogger enne, at 2:49 ÖS  

  • merhaba enne,
    bizde aynı durumdayız. artık kendi sandalyesini çekip tezgaha ulaşıyor. her şey darma duman oluyor ama olsun. yeni şeyler onu çok mutlu ediyor. yeterki ocaktan ve bıçaklardan uzak dursun!

    By Blogger bkaya, at 12:22 ÖÖ  

  • Oğlum belli bir yaŞA gelene kadar tehlikeli olabilecek şeylerin hepsini ortadan kaldırmış ve her fırsatta bilgi de vermiştim ona. Bıçak elini keser, ilaçlar seni zehirler, çakmak yakar gibi.Onun yanında konuştuklarıma da hala dikkat ederim.Bunlar sayesinde de önemli bir şey yaşamadan atlattık çok küçük yaşlarını.Siz de zaten dikkat ediyorsunuz.kötü bir olay yaşayacağınıza zannetmiyorum. sevgiler...

    By Blogger Burcu - Mutfak Camı, at 12:04 ÖS  

  • burcucum, ben de elimden geldiğince tehlikeli şeyleri ona anlatmaya çalışıyorum ama bir yandan da evhamlıyım. korkuyorum kendisine geri dönüşsüz bir zarar vermesinden.

    By Blogger bkaya, at 1:25 ÖS  

  • Seni çok iyi anlıyorum, bundan bir tane de bizde var ne de olsa. Söylediklerimize de dikkat etmeliyiz tabii, anında tekrarlıyorlar :)

    By Blogger Aslı Cin, at 3:48 ÖS  

  • kesinlikle aslı, şu sıralar iyiden iyiye konuşmaya başlayan küçük adam vurgularımızı, ses tonumuzu bile taklit ediyor. çok büyük sorumluluk.

    By Blogger bkaya, at 4:39 ÖS  

  • İyi ki bana yorum yazmışsın, blogunu keşfetmiş oldum :)

    By Blogger Gün, at 12:48 ÖÖ  

Yorum Gönder

<< Home


 
javascript hit counter